Teknolojinin gelişmesi ve yeni iş modelleri ile birlikte geleneksel, perakende ya da sanayi paralelinde yer almayan yeni nesil dijital aile şirketlerine şahit olmaya başladık.

Uzman Röportajı: Neslihan ve Taner Ortakasapbaşı (identify GmbH)

Bu şirketler baştan dijital iş modelleri ve çağa uygun çalışma şekilleri ile kuruldukları için geleneksel aile şirket örneklerinde ortaya çıkan yönetim ve kurumsallaşma sorunları ile mücadele etmek zorunda kalmıyorlar. İşte bu tarz şirketlerden Fürth merkezli ve Türkiye kökenli kuruculara sahip RegTech şirketi identify Avrupa piyasasında sivriliyor.

Türkiye’nin başarılı ödeme şirketlerinden iyzico’nun kurucu ekibinde de yer Taner Ortakasapbaşı ve Neslihan Özbuğutu-Ortakasapbaşı tarafından kurulan identify, aynı zamanda Almanya’da 2012’den faaliyet gösteren Business Service Solution GmbH (BSS)’nın dijital müşteri kazanımı (onboarding) alanlarında uzmanlaşan iştiraki. Geniş ürün portföyü ile Almanya’da mukim farklı finansal kuruluşlarla çalışma imkanına sahip olan BSS, identify‘ın devam eden lisanslama süreci sayesinde BaFin ile de yakın irtibat halinde. Biz de identify‘ın deneyimli kurucularına Almanya’daki lisanslama süreci ve dijital kimlik olgusunun geleceği ile ilgili sorularımızı yönelterek konuyla ilgili daha fazla bilgi edinme şansına sahip olduk.

FTI: Neslihan Hanım, Taner Bey öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Alanda çalışan Türkiye kökenli kuruculara yurt dışında zaman zaman denk gelsek de bir aile şirketine rastlamamız hikâyeyi daha da ilginç kılıyor. O yüzden kısaca kendinizi tanıtabilir ve şirketlerin kuruluş süreçleri ile ilgili olarak okuyucularımızı aydınlatabilirseniz çok seviniriz.

Neslihan O.: Asıl ben teşekkür ederim. Eşimle beraber 2012´den bu yana ödeme sistem sağlayıcılarına, bankalara ve telekomünikasyon şirketlerine hizmet veriyoruz. Özelikle ödeme sektörü bizim ilgi alanımızda olduğu için bu alanda Web service desteklerini sunmaya başladık ve hizmetlerimize bu yönde devam ediyoruz. Bu hizmetler kapsamında digital onboarding ve KYC (müşteri tanıma) hizmetlerini örnek olarak vermemiz mümkün.  Geçen senelerde bir müşterimiz ile KYC sorunlarımızı tartışırken piyasada olan çözümlerle devam edemeyeceğimizi fark ettik ve bu nedenle identify isimli ürünü hayata geçirmeye karar verdik.  Yoğun bir yazılım ve projelendirme süresinden sonra video destekli müşteri tanımlama ve diğer KYC hizmetlerini piyasaya sunmaya başladık. Ekibimiz 65 kişiden oluşmakta ve 16 farklı dilde hizmet sunabildiğimiz için rakiplerimize nazaran Almanya ve Avrupa çapında kolay ve efektif hizmet sunma avantajımız bulunuyor.

FTI: Gerçekten uzun ve ilgi çekici bir yolculuk olmuş. Konuya yavaştan girelim o zaman. Almanya’daki dijital Know-Your-Customer (KYC) uygulamalarından bahsedebilir misiniz? Diğer üye ülkelerde KYC hizmet sağlayıcılarının çok daha deneysel ve inovatif ürünler ortaya çıkarmasına izin verilirken BaFin’in tutucu yaklaşımı sebebiyle ülkedeki uygulamalar çok da gelişemedi. Gelecek senelerde bizi neler bekliyor?

Taner O.: BaFin bu konuda Avrupa’da mevcut en sıkı uygulamalardan birine sahip. Aslında Almanya’da KYC biraz farklı işliyor. KYC ve Müşteri Tanımlama (Video- Ident) iki farklı prosedür ve bu süreci baştan sona yürüten bir şirket henüz mevcut değil. Dolayısıyla finansal kuruluşlar KYC ve müşteri tanımlama hizmetlerini ayrı şirketlerden almak zorunda kalıyorlar ve bu da Digital Onboarding süreçlerini yavaşlatan unsurlardan biri. Biz identify isimli ürünümüzle bu sorunu kökten çözmeyi hedefliyoruz. identify’ i komple Digital Onbaording alanına ekleyerek elektronik imza, video müşteri tanımlama, KYC ve GWG kapsamında kara para aklamanın önlenmesi prosedürlerinin hepsini tek elden sunabiliyoruz. Bu da bizim ürünümüzü daha çekici ve eşsiz kılıyor. Sizin de bildiğiniz gibi dünyaca bilinen bir Alman DAX şirketinde çıkan sorunlar sebebiyle piyasada karışıklıklar halen devam etmekte. Bu gelişme sebebiyle BaFin’in piyasalarda daha sıkı bir denetleme ve yönetim uygulamaya başlayacağını, finans şirketlerinin faaliyetlerini daha detaylı şekilde inceleyerek müşteri verisi konusunda daha hassas olmasını isteyeceğini düşünüyoruz. Biz identify olarak bu süreci öngördük ve sistemimizi en baştan regülatörün onaylayacağı şekilde dizayn ettik. Bu kapsamda yeni bir ekosistem oluşacağına inanıyoruz. Fintechler özeline inersek de piyasadaki dalgalanmalardan dolayı FinTechlere karşı bir güven kaybı yaşanmış olsa da bu negatif gelişme FinTechler arasında bir kenetlenmeye yol açtığı için şimdilik “her şerde bir hayır vardır” demek mümkün. 

FTI: Almanya’da hangi şirketlerle çalışıyorsunuz?

Neslihan O.: Almanya’nın en büyük ödeme sistemleri, bankaları ve telekomünikasyon şirketleriyle çalışıyoruz. Ayrıca birçok finansal altyapı sağlayıcıları ile de stratejik ortaklıklarımız mevcut.

FTI: Biraz da lisanslama sürecinizle ilgili bilgi alalım. Süreç ne zamandır devam ediyor? Bu süreçteki deneyimleriniz ne oldu?

Neslihan O.: identify servisimizi müşterilerimiz için daha da pratik hale getirmek istediğimiz için bir BaFin lisansına ihtiyacımız vardı ve biz de başvuru için gerekli hazırlıkları yapabilmek adına tüm imkanlarımızı seferber ettik.  Hazırlıklar şu an gayet yolunda. Geçtiğimiz şubat ayında BaFin lisansına odaklanan yeni bir ekip kurduk ve her şey hedeflediğimiz doğrultuda ilerliyor; bu yılın sonlarına doğru lisans sahibi olacağımızı umuyoruz.

FTI: Almanya’da uzun süredir dijital kimlik konusunda tartışmalar ve lobi çalışmaları devam ediyor. Sizce mevcut veri güvenliği çekinceleri kapsamında Almanya’da birlikte işlerlik prensibine sahip bir dijital kimlik sistemi kurulması mümkün mü? Bu noktada benzer eksende bir proje olan Ausweiss App’in tüm güncellemelere rağmen bazı telefon modellerinde halen çalışmadığını ve sadece belirli hizmet alanlarıyla sınırlı kaldığını da hatırlatmak isteriz.

Taner O: Açıkçası Almanya’da dijital kimlik hizmetlerinin kullanımının düşük olduğu aşikâr. Bu yüzden tüm piyasa tarafından kullanılan bir ürün ortaya çıkarmak için daha çok fırın ekmek yemek gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda maalesef bazı güvenlik ve regülasyon standartları nedeniyle Ausweis APP gibi şirketler tabana yayılmakta ve yeni çıkan teknolojilere ayak uydurmakta zorlanacaklardır. Yine de bu tarz hizmetlerin ileride daha çok kullanılacağını öngörüyoruz. Kendi ürünlerimizden bahsetmek gerekirse de şu anda NFC üzerinden dijital kimlikleri okutabiliyoruz ve süreci BaFin’in kara para aklanmasının önlenmesi mevzuatı çerçevesinde istediği veri standardına uygun şekilde yürütebiliyoruz.

FTI: Biraz da Türkiye’den bahsedelim. Biliyorsunuz 26.06.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yasa ile Türkiye’deki finansal kurum ve kuruluşlara da uzaktan müşteri edinme imkânı tanındı. Şüphesiz ki bu gelişme FinTech alanında ortaya çıkabilecek yeni iş modelleri için çok büyük bir adım. Peki sizler bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Taner O.: Bu habere gerçekten çok sevindik. Bu gelişmelerin Türkiye için çok farklı alanlarda yeni fırsatlar doğuracağını hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal yönetim açısından hızlı ve güvenli sözleşmelerin online ortamda imzalanabilmesi imkânı ile birlikte piyasadaki ürünlerin çeşitleneceğini düşünüyoruz.

FTI: Türkiye’deki yasal altyapının kurulması ile birlikte ülkede uzaktan müşteri edinimi sağlayan yazılımlara gereken ihtiyaç artacaktır. Sizin bu kapsamda faaliyete başlama gibi bir planınız var mı?

Neslihan O.: Tam üzerine bastınız. Şöyle ki; biz haberden sonra çeşitli bankalarla ve Fintechlerle görüşmeye başladık, bilgi alışverişlerinde bulunduk ve tecrübelerimizi paylaştık. Kanun uygulamalarının biraz daha netleşmesinden sonra tecrübemizi hem teknik altyapı anlamında hem de piyasadaki diğer oyuncuları eğiterek Türk piyasasına sunmak istiyoruz.

FTI: Son olarak, her ekosistemdeki deneyiminizden yola çıkarak Türk ve Alman FinTech ekosistemlerini karşılaştırabilir misiniz?

Taner O.: İki ekosistem de çok farklı aslında ve o yüzden birebir karşılaştırma yapmak zor aslında. Türkiye; altyapı ve inovasyon açısından Almanya’ya göre çok ileride; buna karşılık Almanya’da ise artık oturmuş ve kanunlaştırılmış, süregelen bir sistem var ve piyasa yavaş yavaş yeni ekosistemlere yönelik açılımlarda bulunuyor. Bu da her iki ekosistem için hala tamamen tüketilmemiş bir potansiyel bulunduğunun göstergesi.
 

Kaynak: https://fintechistanbul.org/2020/08/11/uzman-roportaji-neslihan-ve-taner-ortakasapbasi-identify-gmbh/

Bizimle iletişime geçin

- En kısa sürede geri dönüş sağlayacağız -

© 2020 IDENTIFY TURKEY

Kurumsal - Gizlilik Sözleşmesi - Blog